Tokyo Da Balmain’den Giyiniyor

Son devrin ortalığı kasıp kavuran dizisi La Casa De Papel’de Tokyo’ karakteriyle dikkatleri üstüne çeken Úrsula Corberó, gene bir Balmain kıyafetle görüntülendi.

29 yaşındaki Ursula Corbero Barcelona doğumlu. Hem oyuncu hem de manken. Ustalaşmış olarak 13 yaşlarında oyunculuk kariyerine başlamış olan Ursula, birçok tv dizisi ve beyazperde filmimizde yer aldı. Tv hayatına adım atması ise 2002 senesinde gösterilen bir diziyle oldu. Kendini ve kabiliyetini kanıtladığı dizi ise, Física o Química (Fizik ve Kimya). Bu güldürü dizisiyle fazlaca sayıda ödülün de sahibi oldu. Tokyo doğup büyümüş olduğu Barcelona’nın takımını destekliyor. Hususi hayatında, 29 yaşındaki Arjantinli oyuncu Chino Darín ile 2016 yılından beri beraberlik yaşıyor.

Tokyo Da Balmain'den Giyiniyor

Üstünde gördüğümüz giyim ise Balmain’e ilişkin. Fransa’nın gelmiş geçmiş en iyi haute couture tasarımcısı kabul edilen Pierre Balmain, kraliçelerden prenseslere birçok hususi bayanı giydirdi ve adını verdiği Balmain markasını şıklığın sembolü haline getirdi. 1914’te Fransa’da dünyaya gelen Pierre Balmain, çocukluk yıllarını annesinin ve teyzelerinin giyim diktiği butikte geçirmiş. Kumaşların içinde büyüyen Balmain, tasarımcı olmaya erken yaşlarda karar vermiş. Lelong’la çalmış olduğu yıllarda Christian Dior’la ortaklaşa iş yapmış. 1945’te kendi moda evini açan Balmain’in kendi moda evinde sergilediği koleksiyonunda yüksek bel, uzun etekler ve birbirinden değişik formlarla bilhassa harp zamanındaki hanım imajını tamamen değiştirmiş. 1947 senesinde çıkarttığı Vent Vert adlı parfümü büyük ilgi görmüş. Hatta 1950 yılının başına kadar senenin en fazlaca satan parfümü olmuş. Daha sonraki yıllarda çıkan parfümleri Madame, Ivoire ve Eau’ Amazoine, Vent Vert’in başarısını sürdürmüş.

Pierre Balmain 1982’de dünyamızdan ayrıldı. Sadece marka öncü çizgisini hep korudu. 1948 senesinde modaevine katılan ve 1990’da ayrılan, Fransız tasarımcının yaşam ve iş ortağı olan Danimarkalı Erik Mortensen tasarımcının vasiyetinde belirttiği varisiydi. 1991 itibariyle, şirket üç kez satıldı ve satın alındı. Oldukça sayıda düşük nitelikli lisans anlaşması ile firmanın imajı bir fazlaca zedelenip çiğnendi.

Şaşalı bir kariyere haiz Christophe Decarnin’in, 2005 senesinde sanat direktörü olarak atanmasından ilkin ortalama on iki tasarımcı Mösyö Balmain’in yerini o doldurmaya çalıştı. Bu tasarımcılar içinde yalnız, 1992 ila 2002 yılları aralığında firmanın idaresini elinde tutan Oscar de la Renta iz bırakabildi. De la Renta,idarede bulunmuş olduğu süre zarfında, moda akımlarına uyum içinde ilerlemek yerine daha sofistike, hususi bir satın alan kitlesine hitap ederek modaevinin Haute Couture geleneğini tekrardan canlandırdı. Beş yıl süresince hazır giyim tasarımlarını meydana getiren Decarnin, modaevini tamamen değiştirdi. New York Times eleştirmeni Cathy Horyn onun bu başarısının “bir moda evini canlandırmanın eski yönteminin tamamen yenik düşüşü” olarak nitelendirilebileceğini önerdi. Balmain’in bundan önceki yüzyıldan kalan yarı unutulmuş tasarımlarının kamuoyunun geneline pek de hitap etmeyeceği mevzusunda baştan her insanın onayını alan Decarnin, Paris’teki öteki birçok saygıdeğer firmanın aksine, arşivleri karışmasını sağlayarak düşünce edinmekten kaçındı. Bunun yerine, referans aralığını geniş tutarak, devamlı Balmain’in özelleştiği alan olan gece giysilerine ve soyut olmasıyla birlikte kuvvetli de olduğu kanıtlanan Couture ruhuna odaklandı. Pırıltılı, kuvvetli omuzlara haiz, son aşama kısa ve çoğu zaman vahşice yapılıp sökülmüş benzer biçimde görünen Decarnin’in kreasyonları, görenleri “Balmain” diye istavroz çıkarmalarına yol açacak bir çılgınlığa itti. Michael Jackson dahi bu tasarımların müptelası oldu. Tasarımlar, heybetli bir sevimliliğe haiz bir görünümdelerdi sadece {hiç de} ucuz sayılmazdı. Sadece maliyet Decarnin’in seçkin satın alan kitlesini oluşturan son aşama zengin ve sosyete sayfalarını süsleyen kızlar için engel teşkil etmedi.

2011 yılının Mart ayında, Decarnin, depresyondan mustarip olduğu sebebi öne sürülerek güz defilesinin sonunda podyuma çıkmadı ve tekrar hiçbir geleneksel baloda görüntülenmedi. Oysaki o modaevini tesirinin en çarpıcı yükseklikte olduğu konumuna geri getirmişti, sadece bu trajik çöküşünün derhal arkasından, dünya genelinde tüm gazeteler onun modaevinden ayrıldığını büyük başlıklarla duyurdu. Balmain modaevi, bir kez daha liderini kaybetmişti.

Son olarak Valentino’nun ana şirketi Mayhoola, Parisli moda evi Balmain’i satın aldı.

 

 










 

 

About Tesettürlü Modeller